Gecen ay icinde Harvard Universitesi’nden Stephen Walt ve Chicago Universitesi’nden John Mearsheimer tarafindan yazilmis olan ve ciktigi zaman cok ses getirmis “Israil Lobisi ve Amerikan Dis Politikasi” kitabini okudum. Hemen soyleyeyim: Sion Yaslilarinin Protokolleri gibi bir sey bekliyorsaniz hic baslamayin bu kitaba. Bizim milletimiz komplo teorilerini cok sever. Kitabin ismine bakip, “Hah, bak iste yahudilerin Dunya’yi nasil ele gecireceklerini anlatiyor galiba.” diyip, buyuk hayallerle alirsaniz bu kitabi, uzulursunuz.

Cunku kitapta bu tarz bir anlatim yok. Kitap basitce ABD’deki bazi yahudilerin (ki bunlar cok iyi egitimli, cok ust duzey yerlere gelmis ve genelde de zengin kisiler) legal olan yollari kullanarak isteklerini nasil yonetimdekilere yaptirttiklarini anlatiyor. Az bucuk takip edenler bilirler. ABD’de secimler diger ulkelerdekinden farklidir. Oncelikle cok fazla para harcanir (Obama baskan olabilmek icin tam 730 milyon dolar harcadi1). Bu para da bagislarla toplanir. Bizdeki gibi devlet partilere para vermez. Kisiler ve kurumlar da tabi ki bu bagislari hayrina vermez. Karsiliginda bir seyler bekler. Ayrica medya organlari cok daha guclu kullanilir. Amerikan halkini televizyonla iliskisi de goz onune alindiginda medyanin etkisi inanilmazdir. Iste yukarida bahsettigimiz yahudilerin (ki kitapta bunlar Israil Lobisi olarak aniliyor ve Israil Lobisi’nin Washington’daki en guclu lobi oldugu soyleniyor.) guclu organizasyon alt yapilarini, bulunduklari makamlari, sahip olduklari maddi gucu vs. kullanarak, Amerikan siyasetini ve kamuoyunu gonul bagi duyduklari Israil Devleti’ne yardim etmek icin kullandiklari anlatiliyor kitapta.

Kitabi okurken gordum ki, milletvekillerinin, senatorlerin, baskanin bu lobiler (Israil Lobisi bunlardan sadece biri) karsisinda cok da fazla bir manevra kabiliyeti yok. Sonuc olarak aday olurken bazi sozler veriyorsunuz, eger sozunuzu yerine getirirseniz bugun karsimizda olan sorunlar ortaya cikiyor. Ulke olarak savundugunuz degerler cignendigi zaman bile sesinizi cikaramiyorsunuz. Ikiyuzlu durumuna dusuyorsunuz. Eger sozunuzu tutmazsaniz, sizi yerinizden etmek icin her turlu seyi deniyorlar; rakibinizi destekliyorlar -tabi ki rakibiniz sizin yerinizi almak istediginden dolayi destek icin onune konan sartlari kabul ediyor- , sizi medyada karalayici faaliyetler icine giriyorlar –anti-semitizm suclamalari- veya maddi desteginizi kesiyorlar. Butun bunlarin soucunda yerinizden oluyorsunuz. Bunun tarihte bir cok ornegi mevcut, kitapta da geciyor.

Ben bu kitabi okuduktan sonra Obama’nin icinde oldugu durumu da buna yordum. Ilk secildigi zaman ki idealizminin yerinde yeller esmesinin bizim bilemedigimiz ama arka planda cok guclu bir sekilde yapilan baskinin nedeni oldugunu dusunuyorum. Isin kotusu, o zaman sadece bu kisiler tarafindan elestirilirken, su anda ilk basta kendisine buyuk destek veren fakat  pek de bir degisiklik olmadigini gorenler tarafindan da elestirilmeye basladi. Bu da Obama’nin sonunun pek hayirli olmadigi anlamina gelecektir ki, ABD’nin imaji icin onemli bir sembol olan Obama’nin bu sekilde yikilmasi kotu sonuclara gebe olabilecek gibi. Simdiden bu seneki secimlerde Demokrat Parti’nin bircok sandalyesini kaybedecegi yorumlari ortada dolasmakta.

Kitap ABD’nin son 10-20 yilda yaptigi tum dis politika hareketlerini de Israil Lobisi ile Neo-Con’larin calismalarina bagliyor. Irak’taki bozgunun faturasini bu iki gruba baglarken, diger akla gelen sebeplerin neden yanlis oldugunu sebepleriyle gosteriyor. Suriye ile ABD’nin neden yillardir anlamsiz yere dusman olduklarini(ki Irak’la ilgili iddialarinin beni tam olarak ikna ettigini soyleyemesem de, Suriye konusunda kitapta anlatilanlarla hemfikirim.), ABD’nin 2006’daki Lubnan Savasi’ndaki tutumunu ve son olarak da Iran mevzusunun cikmaz haline gelmesinde en buyuk payin bu iki gruba ait oldugunu destekleyici argumanlarla anlatiyor.

Kitap genel olarak disaridan hepimizin az cok gordugu ama tam olarak kavrayamadigi olaylari enine boyuna anlatarak bir kac yuz adamin Dunya’nin en guclu devletinin dis politikasini nasil kullandigini ve aslinda bunun ABD’ye verdigi buyuk zararin yani sira dis politikanin kullanilma sebebi olan Israil’e de ne kadar zarar verdigini gosteriyor. Yazarlara gore, Israil’in bu saldirgan, insan haklarina aykiri, ikiyuzlu davranislarinin Israil’e daha cok terorizm olarak geri dondugunu ve eger Israil bu Filistin problemine cozum icin daha istekli olup karsi tarafi da memnun edecek bir cozume ulasabilirse, bundan en cok fayda gorecek devletin Israil oldugunu ustune bastira bastira soyluyor. Ve ABD’nin de bu amac icin calismasi gerektigine vurgu yapan yazar, bunun ABD’ye karsi terorizmin en buyuk bir kac nedeninden olan Israil’e desteginden kaynaklanan terorizmin bitmesi icin tek yol oldugunu yaziyor kitapta.

Son olarak, kitabi olumsuz yonden de elestirmek gerekirse, yazarlarin kitabi biraz korku icinde yazdigi goruluyor her paragrafta. Surekli olarak anti-semitizm damgasi yememek icin deyim yerindeyse testi kirilmadan ozur dileme telasi icindeler yazarlar. Ancak ABD entellektuel cevresinde onemli yeri olan ve ‘anti-semitist’ gibi damgalarin en kotusunu yemenin kariyerlerine olacagi etkiyi bilen yazarlarin bu yolu izlemeleri cok da garip olmasa gerek. Bakin daha gecenlerde bizim Geceyarisi Ekspresi filminden dolayi cok sevmedigimiz yazar-yonetmen Oliver Stone’a, Sunday Times gazetesindeki roportajinda asagi yukari bu kitaptakilere benzer yaptigi bazi aciklamalardan sonra2, bir cok yahudi kurulus tarafindan anti-semitizm yaftasi hemen jet hiziyla yapistirildi. Sonra Stone hemen ozur diledi fakat diledigi ozur ADL tarafindan yeterli gorulmeyince, bir ozur daha dilemek zorunda kaldi.3

Kitap bu konulara ilgisi olanlar icin paha bicilmez bir kaynak. Konulara ilgisi olmayanlar icin bile son zamanlarda yasadigimiz olaylarin isiginda bu kitabin olaylari kavramada onemli bir katkiya sahip olacagina inaniyorum.

1-http://www.opensecrets.org/pres08/index.php

2-http://www.haaretz.com/jewish-world/oliver-stone-jewish-control-of-the-media-is-preventing-free-holocaust-debate-1.304108

3-http://www.haaretz.com/jewish-world/adl-accepts-oliver-stone-apology-over-holocaust-u-s-jews-remarks-1.304640

Reklamlar

Bad things happen when empires fall apart | Norman Stone – Times Online.

Oylama uzerine

08 Mart 2010

Ahmet Altan’in 6 Mart’ta Taraf gazetesinde yazdigi yaziyi okuduktan sonra bir seyler yazmam gerektigini dusundum 1915 olaylari ile ilgili.

Bir ABD komisyonu konuyla ilgili bir oylama yapiyor, biz de en guzel tasviriyle mac izler gibi oylamayi izliyoruz. Bir gazetenin internet sitesinde bu oylama, canli mac anlatimi gibi anlatildi. “Evet, simdi evetler onde, hayir verilirse tasari dusecek…” gibisinden garip bir anlatim…

Ahmet Altan’in da dedigi gibi sonuctan dolayi asagilanmis hissetmemizin anlami yok. Gercek asagilanma “…acaba evet mi cikacak, yoksa hayir mi?” diyip tirnaklarimizi kemirmemizdir.

Ben acikcasi bu olaylar hakkinda,milletimizin %99’u gibi, hicbir sey bilmiyorum denilebilir. Benim milletim soykirim yapmaz diyen Basbakan’in da bildigini sanmiyorum. Arsivlerimiz var deyip duruyoruz. Acsak ya su arsivleri de millet olarak neler oldugunu ogrensek( en azindan bizim acimizdan). Tabi bize okutulan tarih dersleriyle yorum yapmak dogru olmaz. Nasil olsa bize ogretilen tarih, asiri bir bicimde tarafli. Hem cumhuriyet oncesi donem, hem de cumhuriyet donemi… Resmi ideoloji neyi gerektiriyorsa o ogretildi bize simdiye kadar. Beyinlerimiz oyle yikandi. Dersim’de bir katliam oldugunu sevgili Onur Oymen bahsedince ogrendik. Insanlarin, Istiklal Mahkemeleri’nde neredeyse yargisiz infaz edildigini ancak ideolojiye bagli olmayan yazarlarin kitaplarini okuyunca ogrendik.

Amma, konusmaya gelince hepimiz tarih profesoruyuz. Herseyi biliyoruz. Bir ara masonluk,illuminatilik dalgasi vardi. Bu konulardan bahseden kitaplar catir catir satiliyordu. Hepimiz birer uzman kesilmistik bu konuda… Baska bir zaman geldi baska bir seyin uzmani olduk.

Biz millet olarak irkci degiliz dedik. Amerikan’in zencilere yaptigini biz yapmazdik dedik. Ama bunu derken 6-7 Eylul olaylarini, Diyarbakir Hapishanesini unuttuk.

Iste bu yuzden biz soykirim yapacak millet degiliz dendigi zaman icimden inanmak gelmiyor.

Soykirim olmadigina inanabiliyorum. En azindan sorumlularin Turk milleti degil de Ittihatcilarin olduguna inaniyorum. Ancak Ermeniler Osmanli vatandasiydi. Sen kendi vatandaslarini koruyamiyorsan neye yararsin, sen padisah olarak orada niye varsin. Aralarinda olmeyi hakedenler elbette vardi, ama geri kalanlarin sucu neydi. He onlari korumak icin surdum diyorsan, hani nerde koruma…

Soykirim yaptigimizi reddeceksek reddedecegiz. Ama reddederken de sucumuzu bilip, zarar gorenlerden ozur dileyecegiz. Suclulari bulup gerekeni yapacagiz. Sadece bu olayla ilgili degil, tarihimizde insan gururunu cignemis, milletimize leke surmus her olayi cozecegiz. 6-7 Eylul olaylarinin sorumlularini onurlandirmayip, cezalandiracagiz. Asmayalim da besleyelim mi diyene de Dersim’de ne yaptiysak burda da onu yapalim diyene bu milletin sizin gibilere pabuc birakmayacagini gosterecegiz.

Iste o zaman o oylamanin sonucundan korkmayiz. Vicdanimizi rahatlatmis oluruz…